Lohusalık döneminin psikolojik etkileri

anne 14 Şubat 2012 0
Lohusalık döneminin psikolojik etkileri

Son dokuz aydır vücudunuzda pek çok değişim oldu ve lohusalık döneminde de fizyolojik ve psikolojiketkiler farklı bir boyutta devam etmekte…

Doğum sonrası melankoli: Özellikle ilk haftada hormonal değişim maksimum düzeydedir. Bebeğiniz ağlayıp duruyor, göğüsleriniz emzirmekten acıyor, doğum kesiniz veya sezaryen bölgesi ağrıyor,kendinizi çevrede olup bitenlerden alakasız ve sanki dışarıda kalmış hissediyorsunuz ve içinizden ağlamak geliyor.. Aslında bu oldukça sık görülen bir durumdur ve “lohusalık melankolisi” olarak bilinir. Bu durumu saklamaya çalışmak yerine mutlaka yakınlarınızla ve/veya doktorunuzla konuşun. Bebekle ilgili yardım alın, isterseniz doya doya ağlayıp rahatlayın veya kısa süreli , kendinizi dinleyeceğiniz yürüyüşlere çıkın. Özellikle öğleden sonra bebek uyuduğunda siz de 1-2 saatlik şekerlemeler yapın. Bir hafta içinde depresif duygularda iyileşme olmazsa mutlaka tıbbi yardım isteyin. Unutmayın, bu durum sanıldığından çok daha sık görülmekte olup kesinlikle bebeğinizi sevme, anneliğe hazır olmanın ölçütü değildir.

Aktiviteler geri dönme : Vücudunuz eski durumuna altı hafta içinde döndüğünden, aktiviteler konusunda bu dönemde sabırlı olmak gerekir. Her kadının iyileşme hızı farklıdır ancak normal vajinal doğumda bir gün , sezaryen ile doğumdan üç gün sonra kişisel bakım aktivitelerini; yine sırasıyla bir ve iki hafta sonra ise rutin ev içi işlerini yapabilir duruma gelebilirsiniz. Ancak sakın kendinize fazla yüklenmeyin ve hayatınızı daha kolay kılmak için her türlü yardımı alın.Genellikle doğum sonrası fizyoterapistler ilk 2-3 hafta yapabileceğiniz karın toparlayıcı ve bacak gerici hareketleri doğum yaptığınız hastanede size öğretmektedir. Mekik çekmeye normal doğumdan bir 3 hafta ile bir ay; sezaryen doğumdan sonra 2. Ayda başlayabilirsiniz. Yürüyüş veya kondisyon bisikletine daha erke başlanabilir.
Cinsellik : Seksüel aktiviteden kanamanın devam etmesi ve enfeksiyon riski nedeniyle erken lohusalık döneminde kaçınılmalıdır. Klasik görüş, cinselliğe vücudun büyük oranda eski haline döndüğü kırk günden sonra izin verilmesi yönündedir. Ancak doğumunuz sorunsuz geçtiyse ve kendinizi iyi hissediyorsanız cinselliği yaşamaya daha erken başlamakta sorun olmayabilir. Tam bir cinsel aktivite yerine sarılma, öpüşme, dokunma gibi temaslarda bulunmayı da tercih edenler olabilir.

Bu dönemde korunma yöntemlerine de kısaca değinmek gerekirse:

- Süt koruması: Bebeğinizi tamamen veya büyük ölçüde anne sütüyle besliyorsanız, emzirme hormonlarınızın baskılayıcı özelliği nedeniyle yumurtlama ve adet görme olmaz. Buna “Laktasyon amenoresi” adı da verilir. Bu dönem 1-2 ay sürebileceği gibi, emzirme miktarına ve süresine göre değişerek ortalam 4-6 ay sürer, bazen 1 yıla kadar da uzayabilir. Ancak bu dönem gebe kalınamaz bir dönem değildir. Gebe kadınların yaklaşık %5 i doğumdan sonra henüz ilk adet kanaması olmadan gebe kalmaktadır. Emzirmenin koruyucu etkisine ancak şu üç durumun hepsi mevcut ise güvenebilirsiniz : 1. Tamamen anne sütü veriyorsanız2. Son doğumuzdan bu yana 6 ay geçmedi 3. Doğumdan sonra henüz adet kanaması gerçekleşmedi ise.

Genel görüş sağlıklı bir gebelik süreci için iki gebelik dönemi arasında minimum iki yıl olması gerektiğidir.

Bu nedenle bir doğum kontrol yöntemi seçme konusunda doktorunuza danışın , aşağıda bazı öneriler sunulmuştur:

- Kondom ( Prezervatif) Doğru ve zamanında kullanıldıklarında bu dönem için güvenilir bir metottur.

- Rahim içi araçlar ( spiraller) Uzman doktor tarafından anestesiz de uygulanabilen ve ortalama 5 yıl koruyuculuğu olan, doğum yapmış kadınlar arasında oldukça sıkça tercih edilen güvenilir bir yöntemdir. Spiraller en erken doğumdan 6 hafta sonra , henüz adet görmeye başlamadan da takılabilir.

- Doğum kontrol hapları: Aktif emzirme döneminde kullanımları tavsiye edilmez. Ek gıdalara geçtikten sonra tercih edilebilir.

- Sadece Progesteron hormonu içeren tabletler veya aylık/üç aylık enjeksiyonlar: Bu dönem için oldukça güvenli, süt üretiminde azalmaya sebeb olmayan yöntemlerdir. Sıkça görülen adet düzensizliğine sebep olma yan etkileri, emzirme döneminde hormonal durum nedeniyle zaten adet kanamaları düzensiz olabildiği için önemsenmez.

Comments Closed

Comments are closed.