Histeroskopi

anne 16 Nisan 2012 0
Histeroskopi

Histeroskopi rahim içini ve tüplerin rahime açılan kısmının optik kamera eşilğinde incelenmesidir.İşlem vajinal yoldan rahim ağzı kanalından özel aletlerle rahime girilerek yapılır. İnfertilite, tekrarlayan düşüklerin nedenlerinin araştırılmasında, anormal adet kanamalarının nedeninin araştırılmasında ve rahim içi patolojilerin tespit ve tedavisinde histeroskopi önemli bir tanı aracıdır.

Histeroskopi (H/S) ince boru şeklindeki bir mercek sistemi ile rahim içerisine girilerek gözlem yapılan tanısal ve hatta cerrahi işlemlerin gerçekleştirilmesine yarayan bir işlemdir. Görüntüler bir monitörde izlenir. Rahim içerisine sokulan kamera veya mercek sisteminden oluşan boru şeklindeki alete histeroskop denir.

Histeroskopi muayene ortamında lokal anestezi ile veya ameliyathane ortamında genel anestezi veya spinal anestezi ile uygulanabilir. Genellikle adet bitiminden sonraki 1 hafta içerisinde yapılır, bu dönemde rahim içerisinin görüntüsü histeroskopi için en uygun haldedir.

Histeroskopi Nasıl Yapılır?

Histeroskopi yapılamdan önce bazen rahim ağzının açılması için hastaya ağızdan veya vajina içerisine koymak üzere ilaç verilir. Histeroskopi jinekolojik muayene (litotomi) pozisyonunda spinal veya genel anestezi ile yapılır. Rahim ağzının histeroskop geçecek kadar açılması için bazen buji denen ince uzun çubuklar ile genişletilmesi gerekebilir. Daha sonra histeroskop vajina ve rahim ağzından geçerek rahim içerisine ilerletilir ve monitöre yansıyan görüntü izlenir. Bu sırada rahim içerisinin genişletilerek gözlenebilmesi için rahim içerisine sıvı verilir. Histroskopun ucundaki kesici veya yakıcı uygun aletler ile gerekirse ameliyat yapılır.

Histeroskopiden bir kaç saat veya genellikle bir gün sonra hasta evine gönderilebilir. Bir iki gün az miktarda vajinal kanama ve kramp tarzında kasık ağrıları olabilir.

Tanısal (Diagnostik) Histeroskopi (Ofis Histeroskopi)
Cerrahi (Operatif) Histeroskopi

Tanısal Amaçlı (diagnostik) Histeroskopi nedir ?

Rahim (uterus) içerisindeki myom, polip, yapışıklık, septum (perde) gibi patolojilerin izlenerek tanı konulması amacıyla yapılır. Bazen tek başına, bazen laparoskopi ile birlikte yapılır. Teşhis amacıyla rahim boşluğunun gözlemlenmesidir. Genellikle lokal anestezi altında yapılmaktadır. Tanısı başka şekilde konulamayan veya emin olunamadığı durumlarda kesin tanı için yapılmaktadır. Rahim içinde bir bozukluk olup olmadığı, bozukluk varsa gerçek büyüklükleri ve yeri tespit edilerek tedavi şekli rahatlıkla programlanabilir. Gerekirse aını seansta operatif histeroskopi yapılabilmektedir.

Tanısal histeroskop: 3-5 mm çapındadır. Şüpheli bölgeden biopsi alabilmek için ikinci bir kanalı da mevcut

Ofis Histeroskopi

Ofis Histeroskopi muayenehane veya klinik ortamında yapılan, genelde herhangi bir anestezi gerektirmeyen, rahim içinin bir kamera ile görüntülenmesini sağlayan son derece rahat, kolay ve önemli bir işlemdir.

Amaç döl yatağı olarak da tabir edilen rahim içi boşluğun (uterin kavitenin) gözle tam olarak değerlendirilmesidir. Bu yüzden ofis histero, HSG (ilaçlı film) gibi indirekt değil direkt bir yöntemdir.

Ofis H/S nasıl uygulanır?

Ofis histeroskopide de, laparoskopide olduğu gibi teleskop denilen ışıklı – optik bir sistem kullanılır; ancak çapı çok daha incedir (bu yüzden ağrısızdır). Tanısal amaçla kullanılanlarda çap 5 mm olur. Rahim ağzına genişletme (dilatasyon) yapılmadan girişim, jinekolojik muayene pozisyonunda gerçekleştirilir.

Rahim ağzından histeroskop aracılığı ile CO2 veya bazı özel sıvılar verilerek içeri girilir, böylece rahim duvarlarının biri birinden ayrılması sağlanmış olur. Genişleyen rahim içindeki yapıların histeroskopi ile direkt olarak gözle görüntülenmesi sağlanır.

Ofis H/s ağrılı bir işlem midir?

Tanısal histeroskopi genelde anesteziye ihtiyaç olmadan veya lokal anestezi ile hastaneye yatmadan uygulanabilen bir işlemdir. Pek çok kişinin ifadesine göre ilaçlı filmden çok daha ağrısız bir tanı metodudur.

Ofis Histeroskopi ne zaman yapılmalıdır?

Rahim içinin daha kolay değerlendirilmesi için çoğunlukla adet kanamasının hemen bitiminden sonraki bir kaç gün içinde uygulanması gerekir. Adet günü ilerledikçe rahim içi zarı kalınlaşacağı için tanı koyulması zor olmaktadır.

Ofis histeroskopi ile ne amaçlanır?

Ofis H/S ile tedavi yapmak değil tanı koymak amaçlanmaktadır. Bu nedenle işleme tanısal (diyagnostik) histeroskopi adı da verilmektedir.

Tanısal histeroskopi ile rahim içindeki polip, myom, Asherman sendromu (rahim içi adezyon, sineşi yani yapışıklıklar) gibi patolojileri direkt olarak görmek mümkün olmaktadır. Bu şekilde tanı konularak -eğer gerekirse- tedavi için uygun hazırlıklara başlanacaktır. Tedavi ise genellikle operatif histeroskopi ile ameliyathane ortamlarında yapılmaktadır.

Bazan başarısız İVF (tüp bebek) işlemleri sonrasında, tekrarlayan gebelik kayıpları’nda (düşüklerde ve bebeğin rahim içinde ölmesi durumlarında), rahim içi kayıp spirallerin çıkartılmasında, rahim içi kalınlaşma ile giden dirençli adet düzensizliklerinde, menopoz dönemindeki anormal kanamalarda veya ultrasonda rahim içi zarında (endometrium) şüpheli bir kitle görülmesi durumunda da ofis H/S uygulanabilmektedir.

Ofis histeroskopi işlemi sırasında riskler var mıdır?

Ofis histeroskopi adından da anlaşılacağı üzere normal ofis (muayenehane) ortamında da uygulanabilen son derece rahat ve çok ağrılı olmayan bir işlemdir. Ancak çok nadiren de olsa enfeksiyon, kanama, rahim delinmesi (uterin perforasyon) gibi riskleri bulunmaktadır. Deneyimli ellerde bu tür komplikasyonların görülme sıklığı son derece nadirdir.

Tanısal histeroskopi veya daha çok bilinen adıyla “Ofis histeroskopi” rahmin içini (uterin kaviteyi) incelemek için kullanılan bir yöntemdir. Muayenehane şartlarında da uygulanabilirliği nedeni ile daha sıklıkla “Ofis histeroskopi” ismi ile anılmaktadır.

Ofis histeroskopide de, laparoskopide olduğu gibi teleskop denilen ışıklı – optik bir sistem kullanılır; ancak çapı çok daha incedir. Tanısal amaçla kullanılanlarda çap 5 mm olur. Rahim ağzına genişletme (dilatasyon) yapılmadan girişim, jinekolojik muayene pozisyonunda gerçekleştirilir.

Rahim ağzından histeroskop aracılığı ile CO2 veya bazı özel sıvılar verilerek içeri girilir, böylece rahim duvarlarının biri birinden ayrılması sağlanmış olur. Genişleyen rahim içindeki yapıların histeroskopi ile direkt olarak görüntülenmesi sağlanır.

Tanısal histeroskopi genelde anesteziye ihtiyaç olmadan veya lokal anestezi ile hastaneye yatmadan uygulanabilen bir işlemdir. Rahim içinin daha kolay değerlendirilmesi için çoğunlukla adet kanamasının hemen bitiminden sonraki bir kaç gün içinde uygulanması gerekir.

Tanısal histeroskopi ile rahim içindeki polip, myom, adezyon gibi patolojileri direkt olarak görmek mümkün olmaktadır. Bu şekilde tanı konularak -eğer gerekirse- tedavi için uygun hazırlıklara başlanacaktır.

Operatif Histeroskopi Nasıl Uygulanır?

Tanısal histeroskopi sırasında saptanan bir çok anormallik operatif histeroskopi ile cerrahi olarak tedavi edilebilir. Özellikle rahim içi polipler (aşırı büyüme gösteren et parçaları), septum (rahimi bölen parça) , adezyonlar (yapışıklıklar) ve rahim içi (submüköz) myomlar görülüp cerrahi olarak giderilebilir.

Histeroskop, içindeki kanallardan operasyonda kullanılacak makas, biyopsi forsepsi, yakalama forsepsi, lazer fiberi ve elektro-cerrahi araçlarının geçmesine izin verecek şekilde dizayn edilmiştir.

Yapışıklıklar, rahim içinde görülebilen myomlar ve polipler uzaklaştırılabilir. Doğumsal bir anormallik olan ve rahimi ikiye tamamen ya da kısmen bölen oluşum (uterin septum) histeroskopik olarak düzeltilebilir.

Cerrahi girişim sonrasında rahim duvarlarının birbirine yapışmasını engellemek için rahim içine spiral (rahim içi araç) veya ince bir idrar sondası (foley kateter) yerleştirilebilir. Antibiotik ve hormonal ilaçlar enfeksiyonu önlemek ve rahim iç zarının iyileşmesini hızlandırmak için kullanılabilirler.

Endometrial ablasyon olarak bilinen rahim iç zarının (endometrium) tahrip edilmesi prensibine dayanan histeroskopik operasyon, rahimden olan aşırı kanamaların tedavisinde, rahmin alınmasının (histerektomi) uygun olmadığı durumlarda uygulanabilir.

Ayrıca rahim içi spirallerin bulunması ve çıkarılmasında da histeroskopi oldukça yararlı bir yöntemdir.

Histeroskopinin Riskleri Nelerdir?

Tanısal histeroskopide az komplikasyon görülür ve nadiren hayatı tehdit edcidir.

Rahmin delinmesi (uterin perforasyon) en sık görülen komplikasyondur, ancak oluşan delikler çoğunlukla başka bir cerrahi girişime ihtiyaç olmadan kendi kendine iyileşir.

Operatif histeroskopi yapılacağı zaman sıklıkla aynı anda rahmin dış yapısını da görmek için laparoskopi de uygulanır.

Operatif histeroskopilerde 1 – 2 / 100 oranında komplikasyon meydana gelir. En sık görüleni de yine rahim delinmesidir (perforasyon).

Diğer bazı komplikasyonlar da rahmi genişletmede kullanılan sıvılara bağlı olarak oluşur. Ciddi allerjik reaksiyonlar, vücut ısısında düşme, pıhtılaşma problemleri, solunum güçlüğü, akciğerde sıvı birikimi (pulmoner ödem) bunlar arasındadır.

Operatif işlem sırasında ise karın içi organlar nadiren yaralanabilir ve kanama meydana gelebilir. Ciddi ve hayatı tehdit edebilen komplikasyonlar olmasına rağmen nadir görülürler.

Histeroskopi genel olarak oldukça güvenli bir işlemdir fakat nadiren rahmin delinmesi (uterus perforasyonu), rahim ağzında yaralanma, aşırı kanama, rahim içerisinde enfeksiyon (endometrit) ve anesteziye bağlı komplikasyonlar gelişebilir.

Aşağıdaki durumlarda tekrar doktorunuza başvurmalısınız:

Histeroskopi sonrası;

- Aşırı vajinal kanama
– Şiddetli karın ağrısı
– Ateş
– Kötü kokulu ve fazla vajinal akıntı

Aşağıdaki durumların teşhisine yardımcı olmaktadır :

- Aşırı kanamalara yol açan polip veya myomlar
– Doğuştan olan rahim anomalileri (septum, bikornis, arkuat, hipoplazi)
– Rahim içi yapışıklıkları
– Rahim içi dokusunun ( endometrium ) erken evre kanserleri teşhis edilebilir. Doğrudan gözlem altında şüpheli bölgeden biopsi alınabilir.
– İpi görülemeyen veya rahim içine kaçan spiralin çıkartılması
– Tekrarlayan düşüklerin araştırlması
– Tekrarlayan tüp bebek başarısızlığını araştırması
– Anormal histerosalpingografi (HSG) veya ultrason bulgusunu kesinleştirmek için yapılabilir.

Hangi Durumlarda Tanısal Histeroskopi Yapılır?

- Aşırı ve düzensiz adet kanaması
– İnfertilite (kısırlık)
– Tekrarlayan düşükler
– Rahim içerisinde yapışıklıktan (Asherman syndrome) şüphelenilmesi
– Ultrasonda rahim içerisinde polip veya myom benzeri alanlar izlenmesi
– Rahim içerisinde çıkarılamayan veya yer değiştirmiş spiral (RİA) olması
– Anormal rahim kanamaları
– Kısırlık araştırması
– Miyom
– Polip(et beni)
– Rahim içi yapışıklar
– Tekrarlayan gebelik kayıpları
– Tekrarlayan tüp bebek başarısızlığı
– Rahimin doğuştan bozuklukları(septum,arkuat vb.)
– Spiral çıkarılması(ipi kopmuş,yer değiştirmiş spiral)
– Anormal rahim filminde tanı için
– Rahim agzı kanalını değerlendirme
– Rahim iç tabakasının çıkartılması(endometrial ablasyon)

Ameliyat amaçlı (operatif) histeroskopi: Rahim içerisindeki myom, polip v.b lezyonların kesilerek alınması veya yapışıklıkların açılması amacıyla yapılan histeroskopidir. Histeroskop ile endometrial ablasyon yapılabilir.

Aşırı ve Uzun Süreli Adet Kanaması – Histeroskopi

Aşırı ve uzun süreli adet kanaması kadınların yaşam kalitesini, cinsel hayatını ve kan kaybına bağlı olarak kansızlığa neden olması bakımından genel sağlığını olumsuz yönde etkileyen bir rahatsızlıktır. Bu tarzda adet kanamasının en önemli nedenleri arasında; rahim kası içinde veya rahim iç duvarına (endometriyum) yakın miyomlar, rahim iç duvarındaki saplı miyom veya polipler bulunmaktadır. Yaklaşık % 40 olguda ise aşırı ve uzun süreli adet kanamalarının organik, elle tutulur, gözle görülür bir nedeni bulunamaz.

Kansızlığa (anemi) neden olabilecek düzeyde kanaması fazla ve uzun süren kişilerde sebebe yönelik olarak mutlaka tedavi uygulanmalıdır. Rahim içi endometriyum tabakasında myom veya polip varsa mutlaka histeroskopik yöntem ile çıkartılmalıdır. Rahim kas tabakasında myom var ise , miyomun çıkartılması (myomektomi) veya hastanın yaşı da göz önüne alınarak, çocuk doğurma isteği olmayan kişilerde rahmin alınması (histerektomi) tedavi yöntemi olarak düşünülmelidir.

Elle tutulur, gözle görülür bir neden saptanamayan ancak aşırı ve uzun süreli adet kanaması olan kişilerde rahim içerisine progesteron salgılayan sipiral (Mirena) yerleştirilmesi en etkili tedavi yöntemlerinden biridir. İlk 3-4 ay içinde beklenilenden farklı olarak fazla ve aşırı kanamaların devam etmesi söz konusu olabilir veya ara kanama şeklinde sürekli kanama olabilir. Bu dönemde sabredilmeli ve spiral hemen çıkartılmamalıdır. 1. yıl sonunda olguların büyük çoğunluğunda kanamalarda azalma olur.

Bu tip olgularda cerrahi olarak rahmin iç tabakasının histeroskopik yöntem ile koterize edilmesi (ablasyon) (Resim 4) veya tabakanın çıkartılması (rezeksiyon), (video 2) diğer bir yaklaşımdır. Oldukça başarılı bir yöntem olan histeroskopik ablasyon ve rezeksiyon yöntemlerini uygulamak için hasta seçimi önemlidir. Rahim ameliyatı ile rahminin alınmasını istemeyen veya rahmin tamamen alınması tıbbi nedenlerle sakıncalı olan , çocuk doğurma isteği olmayan, genellikle 40 yaş üzeri aşırı ve uzun süreli adet kanaması olan kadınlarda histeroskopik ablasyon veya rezeksiyon uygun bir tedavi yaklaşımı olabilir. Uygulama sonrası % 20 olguda adet kanamasının tamamen ortadan kalkması , %40-60 olguda ise kanamalarda hastayı memnun edecek düzeyde azalma görülür.

HİSTEROSKOPİK UYGULAMALAR

Klasik histeroskopi

Histeroskopi ışıklı bir teleskop yardımı ile rahim iç boşluğunun görüntülenmesine verilen isimdir. Tanısal veya tedavi edici amaçla yapılabilir. Tanısal amaçla bugün büyük çoğunlukla ofis histeroskopi’den yararlanılmaktadır. Tedavi edici amaçla yapılan histeroskopilerde genellikle anestezi verilir ve rahim içine rahim ağzı genişletildikten sonra elektrorezektöe adı verilen bir alet sokulur. İşlemin genel anestezi altında yapılması tercih edilir. Elektrorezektör ürologların prostat rezeksiyonu için kullandıkları aletin aynısıdır. Bu alet yardımı ile rahim içindeki perdeler kesilebilir (septum inziyonu), büyük polipler ve myomlar çıkarılabilir. Ayrıca rahim içi yapışıklıkları da açılabilir. Histeroskopi ile rahim iç tabakasını döşeyen hücre tabakası (endometrium) çıkarılarak aşırı kanaması olan ve artık çocuk sahibi olmak istemeyen kadınlar tedavi edilebilir. Bu işleme endometrial ablasyon adı verilir. Histeroskopi ile makas veya lazer kullanımı da mümkündür ancak bugün büyük çoğunlukla elektrik enerjisinden yararlanılmaktadır.

Ofis histeroskopi

Histeroskopi işleminin muayenehanede ve anestezi gerektirmeden yapılmasına ise ofis histeroskopi adı verilmektedir. Ofis histeroskopide rahim ağzını genişletmeden rahim içine kolayca sokulabilecek çok ince aletler kullanılmaktadır. Ofis histeroskopi önceleri sadece tanı koymak amacı ile uygulanmasına rağmen son yıllarda rahim içinde görülen pek çok anormalliğin tedavisinde de kullanılır hale gelmiştir. Ofis histeroskopi en çok anormal kanamalarda, kısırlığın değerlendirilmesinde, rahim içi yapışıklık, ve küçük myom ve poliplerin alınmasında kullanılır. Ofis histeroskopi ile septum adı verilen rahim içinde doğuştan olan perde ya da duvarların da kesilmesi de olanaklıdır. İpi rahim içimne kaçmış olan rahim içi araçların (spiral) çıkarılmasında da ofis histeroskopiden yararlanılır.

Ofis histeroskopide hastaya önce damardan hafif bir sedatif verilir ve daha sonra vajen içine alet (spekulum) yerleştirmeden, rahim ağzı tutulmadan ve genişletilmeden histeroskop rahim içine sokulur. Histeroskopun rahim içine sokulması esansında hafif bir kramp hissedilebilir. Rahim içine girildikten sonra su verilerek rahim boşluğu şişirilir ve video ekranında gözlenir.

Menopoz öncesinde ve menopoz sonrasındaki anormal kanamaların tanısında ofis histeroskopi son derece yararlıdır. Rahim içindeki polip, myom, veya tümörler histeroskopi ile kolayca görülür. Bunların bazıları histeroskopi ile alınabilir. Bazılarında ise uyutarak ve daha geniş çaplı bir histeroskopi veya daha büyük bir operasyon gerekebilir.

Kısırlığın değerlendirilmesinde histeroskopi son derece önemli bir yöntemdir. Rahim içindeki yer kaplayan lezyonlar veya yapışıklıklar kısırlık nedeni olabilir ve bunların önemli bir kısmı histeroskopi ile tedavi edilebilir. Tüp bebek tedavisi öncesinde özellikle rahim filmi olmayan kadınlarda histeroskopi ile rahim iç boşluğunun normal olduğunun teyid edilmesi önemlidir. Özellikle daha önce başarısız denemeleri olan çiftlerde histeroskopinin önemi daha da fazladır. Yapılan bazı çalışmalarda daha önce 2 veya daha fazla tüp bebek başarısızlığı olanlarda histeroskopide %50 oranında rahim iç boşluğunda anormallikler görülmektedir. Bunlarda en önemlileri endometrit, polipler, yapışıklıklar ve fazla derine uzanmayan septumlardır (rahim içi perdesi). Bu anormalliklerin tedavisi ile sonraki tüp bebek uygulamalarında gebelik oranları normal düzeye çıkarılabilmektedir.

Histereskopide Sık Sorulan Sorular?

Histeroskopi adetin hangi döneminde yapılır?

Histeroskopi ideal olarak adet kanmasının bitiminden hemen sonra yapılmalıdır. Bu dönemde rahim iç tabakası incedir ve rahim içi anormallikleri daha net olarak görülebilir.

Histeroskopi öncesinde ne yapmalıyım?

Histeroskopi öncesinde genel anestezi verilecek ise 6 saatlik bir açlık (yemek ve içmek) dönemi gerekir. Ofis histeroskopide ise daha kısa süreli bir açlık yeterlidir.

Histeroskopi sonrasında ağrı veya kanama olur mu?

Genellikle ağrı son derece azdır veya hiç yoktur. Kanama genellikle damlama tarzında olup kısa sürer.
Histeroskopinin komplikasyonları nedir?
Rahim delinmesi (laparoskopi ile bakmak ve tamir etmek gerekebilir), kanama (rahim içine sonda koymak gerekebilir), rahim ağzının yırtılması (dikilerek onarılır), büyük ve alt segmente yakın myomların çıkarılması sonrasında rahim içi yapışıklık gelişmesi histeroskopinin başlıca işleme bağlı komplikasyonlarıdır. Bunlara %1 civarında rastlanır. Deneyimli histeroskopistler için komplikasyonların tanısı ve tedavisi nispeten kolaydır.

Modern Histereskopi Ünitesinde Bulunan Cihazlar

- histereskop
– kamera
– ışık kaynağı
– monitör
– dezenfektan ünitesi
– video printer
– video veya dijital kayıt sistemi

Histeroskopi Sonrası Bakım

Histeroskopiyi takip eden birkaç günde bir miktar vajinal akıntı ve kramplar hissedilmesi normaldir. Bunun için basit ağrı kesici ilaçlar kullanılabilir.

- Cinsel ilişkiden birkaç gün kaçınılmalıdır ya da en uzun bir sonraki adete kadar ara verilmelidir.

- Genellikle bir iki gün içinde normal aktivitelere dönülebilir. Foley kateter yerleştirilmişse kısa sürede çıkarılır.

- Hormonal tedavinin cerrahi işlem sonrası birkaç ay boyunca uygulanması gerekebilir.

- Histeroskop, rahim içinin görüntülenmesi

- Histeroskopik işlemde kullanılan ekipman (Histeroskop)

- İnfertilite (kısırlık) tedavisi gören bazı kadınlarda bazan operatif histeroskopi ile aynı seansta Operatif (cerrahi) veya Diagnostik (tanısal) Laparoskopi ameliyatları da yapılabilmektedir.

Histeroskopinin Uygulama Alanları

1. Tanısal: Tanısal işlemler için ofis histeroskopisi yeterlidir. Anormal kanaması olan hastalarda alınan biyopsi sonucunda kanser olmamasına karşın tedaviye yanıt alınamıyorsa ve hekim klinik olarak şüpheleniyorsa histeroskopi yapılabilir. Klasik biyopsi yöntemlerinde rahim iç tabakasının hepsi örneklenmediği için lokalize patolojilerin tanısı konulmayabilir. Histeroskopide rahim içi direk olarak görüldüğü için her yerden biyopsi alınabilir. Ayrıca özellikle meme kanseri nedeniyle Tamoxifen kullanan hastalarda şüpheli durumlarda histeroskopi yapılabilir. Tüp bebek uygulanacak hastalarda uygulama öncesi bütün hastalara histeroskopi yapılması tartışmalı olmakla birlikte şu an için rutin olarak önerilmemektedir.

2. Cerrahi Girişimler

1. Polipler: Polip rahim içerisine yerleşen ve adet kanamasının fazla olmasına neden olabilen “et parçası” olarak tanımlanabilecek bir yapıdır. Küçük polipler genellikle daha çok kanamaya neden olmakla birlikte büyük polipler daha çok afonksiyonel olup, kanamaya neden olmazlar. Çocuk sahibi olmak isteyen hastalarda ise rahim içerisindeki alanı azalttığı için normal yollarla veya tüp bebek uygulanacak hastalarda gebelik oranını düşürürler. Polip çapı 3 cm’den küçükse ofis histeroskopisiyle alınabilir, daha büyük poliplerde klasik histeroskopi yapmak gerekir. Hastanın kanama veya çocuk isteği olsun olmasın, poliplerin %1’inde kanser olasılığı olduğu için cerrahi olarak alınması önerilir.

2. Myom: Myomlar rahimin dış yüzeyi, ortadaki kas tabakası veya iç tabakasına yerleşebilir. İç tabakaya yerleşen veya orta tabakasında olmakla birlikte iç tabakaya bası yapan myomlar adet kanamasının fazla olmasına, kansızlığa ve çocuk isteyen hastalarda gebelik olmamasına veya düşük ve erken doğum risklerinde artmaya yol açabilirler. Eğer myom tamamen rahimin iç tabakasına yerleşmişse veya %50’sinden fazlası iç tabaksının içindeyse histeroskopik olarak alınabilir. Boyutu 3 cm’den küçükse ofiste, 3-5 cm ise klasik histeroskopi ile alınabilir. Daha büyük myomlarda histeroskopi oldukça zordur. Bir kısmı rahim içinde ve bir kısmı kas tabakasının içerisinde olan hastalarda bazen iki girişim gerekebilir.

3. Rahim içi yapışıklıklar: Geçirilmiş myom ameliyatı, kürtaj veya sezaryen gibi ameliyatlardan sonra ve rahim tüberkülozundan sonra rahim iç tabakasında yapışıklıklar oluşabilir. Bu hastalarda adet hiç olmayabilir, adet kanaması normalden az olabilir veya yapışıklık az ise adetler normal olabilir. Yapışıklık çok az olsa bile hastalar gebe kalmayabilir veya düşük olabilir. Çocuk sahibi olmak isteyen hasta grubunda en iyi tedavi histeroskopi ile yapışıklıkların açılmasıdır. Bu ofis veya klasik histeroskopi ile yapılabilir. Hastalarda yapışıklıklar tekrar oluşabilir ve tekrar cerrahi girişim gerektirebilir.

4. Uterin septum: Rahim içi perde olarak da adlandırılan doğuştan bir rahim bozukluğudur. Rahimin iç tabakasını bölen septum adı verilen bir doku ile karakterizedir. Bu perde kısa olabildiği gibi bütün rahim iç tabakasını ikiye bölebilir ve hatta vajenide ikiye bölen septum da görülebilir. Rahimdeki bu bölme iç tabakanın hacmini azalttığı için gebelik oluşumunu engelleyebilir. Gebe kalabilen hastalarda ise düşük ve erken doğum olasılığı yüksektir. Ancak geniş veya derin bir septumu olan hastalarda zamanında doğum da olabilir. Bu nedenle daha önce kısırlık öyküsü olmayan veya düşük yapmamış hastalarda septumun alınıp alınmaması konusu tartışmalıdır. Ancak düşük veya erken doğum öyküsü olan, gebe kalamayan ve tüp bebek uygulanacak hastalarda histeroskopi ile alınması önerilir. Ayrıca adet dışı kanama veya adet sırasında ağrısı olan hastalarda da alınması önerilir. İşlem ofis veya klasik histeroskopi ile yapılabilir.

5. Endometrial ablasyon: Anormal kanaması olan ve rahimin alınmasının uygun olmadığı hastalarda rahim iç tabakasının yakılmasıdır. Hastada başka bir hastalık nedeniyle rahimin alınması gibi zor bir işleme alternatif olarak veya hastanın genç olması ve rahmini aldırmak istememesi durumunda ablasyon yapılabilir. Eğer hasta çocuk istiyorsa ablasyon yapılamaz. Bu işlemden sonra hastanın adet kanaması ileri derecede azalır veya hasta hiç adet görmeyebilir. İşlemin en önemli riski daha sonra kanser olan hastalarda tanının gecikebilmesidir. Rahim kanseri olan hastalarda en önemli belirti anormal kanamadır. Bu hastalarda kanama çok az olduğu için hastalığın farkına varılması daha zordur.

6. Spiral alınması: Bazı hastalarda spiral normal yöntemlerle alınmayabilir. Bu hastalarda rahim içerisi direk olarak görülerek spiral rahime zarar vermeden alınabilir.

7. Tekrarlayan gebelik kaybı: Bu hastaların önemli bir bölümünde rahim anomalilerine rastlanabilir ve bunların bir bölümü rahim filminde görülmeyebilir. Bu nedenle histeroskopi rutin olmamakla birlikte, bazı hastalara uygulanabilir.

8. Tüp bebekte tekrarlayan başarısızlık: Embriyo kalitesi iyi olmasına karşı tekrarlayan başarısız denemesi olan hastalarda rahim içerisinde myom, polip, yapışıklık veya doğuştan bir bozukluk olup olmadığının araştırılması için histeroskopi yapılabilir.

9. Rahim içerisindeki damarsal bozuklukların tedavisi

10. Rahim içerisine direk olarak kemoterapi verilmesi

Histeroskopinin Riskleri

1. Histeroskopi işlemi sırasında işlemin tanısal veya cerrahi amaçla yapılıp yapılmamasına göre veya koter gibi elektrik akımı gerektirecek bir alet kullanılıp kullanılmamasına bağlı olarak rahim içerisini genişletecek bir sıvı verilmektedir. Bu sıvının fazla verilmesi durumunda vücut tarafından emilen sıvı hiponatremi adı verilen kanda sodyum düzeyinin düşmesi veya kan volümünün yükselmesine neden olabilir. Sonuç olarak hastada akciğerlede su toplanması, kalp yetmezliği veya ritim bozuklukları ve beyin ödemi görülebilir. Bu nedenle işlemin uzatılmaması, verilen-alınan sıvının hesaplanması ve hastanın kalp-akciğer fonksiyonlarının iyi takip edilmesi gerekir.
2. Rahimin Delinmesi
3. Enfeksiyon
4. Barsak ve idrar yolları yaralanmaları: Bunlar rahimin delinmesi sonucu zedelenebilir veya rahim delinmemesine karşın, rahim içerisinde elektrik akımı ile uygulanan cerrahi işlemlerde ısı etkisiyle görülebilir.
5. Rahim içerisinin genişletilmesi için sıvı yerine karbondioksit verilen hastalarda bu gaz damar içerisine geçip akciğer zedelenmesi ve kalp yetmezliğine yol açabilir.

Kaynak : Kadınlar Kulübü

Comments Closed

Comments are closed.